12.07.2009

Teşekkürler Anadolu Lokomotifi...

Locomotive Anatolia grubundaki son maçında Hasta Siempre'yi Volkan ve Sarı Yavuz'un golleri ile 2-1 mağlup ederek grup lideri olarak bir üst tura çıkmayı başardı. Arkadaşlarımızı tebrik ediyoruz. Böylece takımımız 204 takım arasından ilk 64 takım arasına kalmayı başardı.

TSİ 15.30'da 2. tur müsabakaları yapılmaya başlanacak. Tüm karşılaşmaların sonucunu penaltılar belirleyecek ve turnuvanın şampiyonu bugün sonunda belli olacak. İmkanlarımızın elverdiği ölçüde sonuçları an be an aktarmaya devam edeceğiz.

Ankara Tayfası, Adana Demirspor, Şimşekler, Locomotive Anatolia, nasıl isimlendirilirseniz isimlendirilin DUALARIMIZ SİZİNLE...

Canlı anlatım:

15.00 : İlk maçımızda oynamamız gereken Easton Cowboys başka bir gruba geçtiği için onlara karşı hükmen galip ilan edilmiştik. Bu takımın yerine Easton Cameroon isimli bir takım ikame edildi. Ancak ikame bu takım ile maç yapmamız gereken tarihten sonra yapıldığı için yetkililer sonucun değişmeyeceğini açıkladılar. Demirspor ruhu bunu içine sindirememiş. Easton Cameroon ile dostluk maçı yaptık ve Kara Yavuz (Disconnectus Erectus) ile Volkan'ın attığı goller ile 2-0 kazandık. Böylece 2-0 hükmen galip ilan edilmek artık sorun değil. Bu arada ikinci turdaki rakibimizin belli olmasının biraz zaman alacağı ifade ediliyor.

16.00 : Son 32'ye kaldık. Chispa isimli bir takım ile penaltılar üzerinden karşılaştık. Sarı Yavuz, Mustafa, Volkan ve Emrah'ın golleri ile bu turu da geçtik. Yeni turdaki rakibimizi heyecanla bekliyoruz.

16.35 : Rakibimiz Fujika. Birazdan penaltı atışları başlayacak.

17.00 : Maalesef 5-4 yenilerek turnuvaya veda ettik. Gollerimizi Sarı Yavuz, Kara Yavuz, Mustafa ve Emrah attı. Volkan ise penaltıyı gole çeviremedi. İlk kez katıldığımız turnuvada 204 takımın 172'sini saf dışı bırakan, çok daha önemlisi Adana Demirspor'umuzu ve ülkemizi dünyaca bilinen bir organizasyonda ellerinden geldiğince tanıtan ve yücelten Tayfa'mıza can-ı gönülden teşekkür ediyoruz.

18.40 : Az önce resmi sonuçlar açıklandı. Turnuvayı 19. olarak tamamladık. Bizi eleyen Fujika yarı finalde elendi. Turnuva şampiyonu Santa Roza oldu. Tebrik ediyoruz.

Adana Demirspor ruhu her işi ciddiyetle sürdürmemizi gerektirmektedir. Bir gün o kupayı alacağız. Gelecek her gün için yapılacak, ileriye taşınacak bir şeyler var. Tekrar edelim, taraftarı dünya kupasına katılıyorsa, futbolcular ve yönetim kendilerinden beklenenlere ilişkin mesajı umarız alırlar.

Demirspor'u ve Demirsporluluğu Yüceltmeye ANT İÇTİK!!!

ÖSS SONUÇLARI AÇIKLANDI...

Üniversitelerde okuyacak adayları belirlemek amacıyla düzenlenen ve 1 milyon 349 bin 423 öğrencinin katıldığı Öğrenci Seçme Sınavı'nın (ÖSS) sonuçları ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan tarafından açıklandı.

İŞTE SONUÇLAR..http://oss.osym.gov.tr/

Ege ve İç Anadolu bölgesi ÖSS sınavında en başarılı bölgeler oldu. İllere göre başarı sıralamasında ise sayısalda Karaman, Kayseri, Denizli Eşit Ağırlık puanlamada Aydın, Karaman, Kayseri, sözel sıralamasında ise Niğde, Aydın, Nevşehir ilk üç şehir oldu.

En başarısız iller sıralamasında ise Ardahan, Hakkari, Şırnak ilk üç sırada yer aldı. Düzce'nin de başarısız iller içinde olması dikkat çekti.



İllere göre başarı sıralaması

Sayısal:

Karaman, Kayseri, Denizli

Eşit Ağırlık:

Aydın, Karaman, Kayseri

Sözel:

Niğde, Aydın, Nevşehir

Bu yıl ÖSS genelinde kız öğrenciler erkeklerden daha başarılı oldu. En başarılı iller sıralamasında da Anadolu illeri üç büyük şehri geride bıraktı. Sınav sonuçlarının en dikkate değer özellikleriden biri ise yaklaşık 30 bin adayın hepaslanacak düzeyde bir puan alamamış olması.

Kaynak:milliyet.com.tr

Sınava girildi ve enaz sınav kadar heyecanlı geçen açıklanma süreci de geride kaldı..Asıl olay şimdi başlıyor 'tercihler'...Adaylara verilen bu tercih süresinde,adayların ince eleyip sık dokumaları kendi faydalarınadır...

dipnot:tercihlerle ilgili geniş kapsamlı bir yazıyı ilerleyen günlerde blogumuzda buabilirsiniz...

Tehlikeli Hareketler...

Mondiali den gelen güzel haberler içimizi açarken, yüzümüzden gülücüklerin eksilmemesi temennisi ile başlamak istiyorum yazıma..

Onur kardeşimin yazdığı "Mavi Lacivert, turuncu beyaz Adana" yazısını okumamdan çok kısa bir süre sonra, bir haber portalında rastladığım bir olayla irkildim..

"Bursasporlu taraftarlar, İstanbul takımlarının Bursa'da açtığı mağaza ve futbol okullarına tepki gösterdi" diye başlıyordu yazı , Atatürk stadı önünde yaklaşık 200 taraftarın toplanarak İstanbul takımlarının Futbol okullarını ve ürünlerini Bursa şehrinde görmek istemediklerini bir protesto eylemiyle açıkladıklarını bildiriyordu..

Bu grup adına açıklama yapan şahsı muhterem(!) ''Açık ve net olarak söylüyoruz. Bu son uyarımızdır. Bunun yanısıra, bu takımlara ait tanıtıcı ilanların asılmasına izin veren Bursa Büyükşehir Belediyesi ile mağazaların bulunduğu alışveriş merkezlerini de kınıyoruz'' diye de eklemiş ..

Blogumuzda okuduğum bu yazının hemen ardından bu haberi görmek tüylerimi diken diken etmeye yetti.. Daha bu sene birçok şehirde bjk nin şampiyonluk kutlamalarını engellemeye çalışan, kutlamalara katılanlara karşı fiziksel şiddet uygulayan bir sürü olay meydana geldi. Yukarıdaki haberde açıklama yapan aklı evvel amcabeyin söylediği "Açık ve net olarak söylüyoruz. Bu son uyarımızdır" cümleleri bu işin sonunun pek hayra alamet olmayacağını açık açık gösteriyor.

Şahsi fikrim, bu yolun yol olmadığıdır. Kimse kimsenin neyi seveceğine karar veremez. Ayrıca kullanılan kelimeler ve pankart çok açık bir şekilde ÇAKALLIK tır... Halt etmişler...

Bu fikirlerin bizim blogumuzda da taraftar bulması beni oldukça rahatsız etti. İnsanların yaşadığı şehrin takımlarını desteklemeleri teşvik edilmeli, insanlar tehdit edilmemeli.. Bu takımın 2.lig b kategorisinde kalmasının nedenleri ne Fenerbahçedir, ne Galatasaray, ne de Beşiktaş. Hatta geçin bunları, Adanaspor bile değildir bizim bu durumumuzun, bu seviyede çakılıp kalmamızın sorumlusu. Geçmişteki basiretsiz yönetimlerdir sorumlu. Adana dan kazanıp, Adana'ya koklatmayanlardır sorumlu. Geçmiş dönemlerin siyasilerinin elinde oyuncak olmamızdır sorun..

Ayrıca bizim için ayrı bir tehlike daha var. Bursa yapar, Kocaeli yapar, Trabzon yapar , kamuoyu görmezden gelir, üç maymunu oynar. Ama biz yaparsak, Adana yaparsa yer yerinden oynar, heryere manşet ederler bizi maalesef. Zaten yıllardır bir sürü şeyle itham edildik, yanına birde bu konmasın lütfen..

Herkes ekmeğini yediği yere sahip çıksın, memleketinin değerlerine sahip çıksın tabii ki, ama bu başka takımlara, başka görüşlere, başka fikirlere baskı uygulayarak olmasın. Irkçılık ve cinsiyet ayrımına karşı Dünya Kupasına bu ülkeden katılan tek ekibi gönderen bir blogda, bu tür bir tartışmanın tekrar başlamamak üzere kapanmasını diliyorum.. Çünkü insanları zenci- beyaz, kadın-erkek diye ayırmak ne kadar ırkçılıksa, Fenerbahçeli-Beşiktaşlı-Galatasaraylı-Kocaelili-Bursalı-Eskişehirli-Adanalı diye ayırmak ve ürünlerini- Futbol okullarını tü kaka ilan etmekte o kadar ırkçılıktır...

11.07.2009

İtalya'da Zafer Günü...

Önce güzel haberi verelim sonra detaylara geçelim. Locomotive Anatolia'mız bugün yaptığı üç maçı da kazanarak grubundaki son maça puan kaybı yaşamaksızın lider olarak çıkacak. Her halükarda yarın Hasta Siempre ile TSİ 11.00'da oynayacağımız maçın sonucu grup birincisini belirleyecek. Puan durumunu aşağıda vereceğim ancak şunu belirteyim, beraberlik durumunda dahi grup birinci oluyoruz. Grup birincisi olamasak dahi an itibarıyla grubumuzdan çıkmayı %99 ihtimalle başarmış durumdayız.

Günün ilk maçında normalde daha önce resmini yayınladığımız "All Blacks" takımı ile karşılaşmamız gerekirken G-8 zirvesinin aynı zamanda toplanması nedeni ile bu takım oyuncuları vize kurbanı olmuşlar ve turnuvaya katılamadılar. Bu takımın yerine Pratello Bologna ile günün ilk maçını yaptık. Pratello Bologna turnuvaya sonradan dahil olduğu için takım hakkında Mondiali Antirazzisti'nin kendi web sitesi dahil hiçbir yerde bilgiye rastlayamadım. Bu maçı Sarı Yavuz ve Emrah'ın golleri ile 2-1 kazandık.

Günün ikinci maçında Genoa Antifa ile karşılaştık. Genoa Antifa oldukça eski bir örgütlenme. İnternette C.A.O.S. Antifa Genoa olarak arattığımızda kendilerine ilişkin birçok görsel ile karşılaşabiliyoruz. Temelleri 1983 yılına dayanıyor. Kendilerini farklı siyasi düşünceleri olan ancak hoşgörüsüzlük, baskı ve ırkçılığa karşı ortak bir platformda buluşan kişiler olarak tanımlıyorlar.



Genoa Antifa takımını ise Volkan ve Emrah'ın attığı goller ile 2-0 mağlup ettik. Günün üçüncü maçında ise Mucchio Selvaggio Bologna takımı ile karşılaştık. Mucchio Selvaggio "My Name Is Nobody" adlı filmin müziği. Takım da ünlü İtalyan sanatçı Ennio Morricone'nin aynı isimli eserinden esinlenerek bu adı seçmiş.

Takımımız Mucchio Selvaggio Bologna'yı da sarı Yavuz ve Emrah'ın attığı gollerle 2-0 yenmeyi başardı.

Bu sonuçlardan sonra puan durumu ise şu şekilde oluştu:

Kardeşlerimi tebrik ediyorum. Bu arada dün kendilerine kızmıştık, fazla yoruyorlar kendilerini diye, ama gördük ki; işe yaramış. Hatta dün bir beşinci dostluk maçı daha yapmışlar. Republica Internationale adını verdikleri İngiltere Leeds'ten turnuvaya katılan ve kendilerine ülke ülke gezip maç yapmayı misyon edinen bir takım ile oynamışız. Republica Internationale daha önce Meksika'ya gidip oradaki devrimci grup olan Zapatista'lar ile, Filistin'e gidip oradaki direnişçiler ile maç yapmış.

Bayan takımları 2007 yılında Mondiali Antirazzisti'de dünya şampiyonu olmuş.
Kardeşlerimiz dün direnişçileri de affetmemiş ve 3-2 galip gelmişler. Umarız hazır hızımızı almışken ve puan ve pankart farkı ile önde olduğumuz Hasta Siempre karşısında da yarın galip gelerek grubumuzu puan dahi vermeden ilk sırada tamamlarız.

İtalya'da maç dışındaki gündem ile ilgili hususlar ise şu şekilde:

* Mondiali'de gündem sürekli değiştiği için radyo programını da daha erken bir saate almışlar ve bu nedenle arkadaşlarımızı dinleyemedik. Programa Tayfa'mızı temsilen Vertumnus katılmış. Demirspor, demiryolları ve Türkiye hakkında yaklaşık 20 dakika süren, güzel ve tanıtımımıza fayda sağlayan bir röportaj olmuş. Yetkililer 10 gün içinde radyo programını web sitelerine koyacaklarını beyan etmişler.

* Yunan taraftarların fanzini ile de röportaj yapılmış. Yunan kardeşlerimiz röportajın yayınlandığı fanzinin bir nüshasını Türkçe olarak düzenleyip, bize gönderme taahhüdünde bulunmuşlar. Çok mutlu olduk. Kendilerinin Radical Fans United adında bir blogları var. Adresi rfu.blogspot.com

Kendilerini Yunanistan'da yeterince tanınan ırkçılık karşıtı ve muhtelif takımların taraftarlarından oluşan bir hareket olarak görüyorlar. "Tüm taraftarlar güzeldir." diye çevirebileceğimiz bir sloganları var. Bloglarında da bize ayrıca yer vereceklerini ifade etmişler. Bizim açımızdan güzel bir tanıtım olacak.

* Mondiali Antirazzisti'de bir tane kebap ve döner standına rastlamışlar. Tabi ki lezzet olarak sınıfta kalan ama ismen orada olan bir standın ötesine geçememiş. Fırsattan istifade bizimkiler kebabın hasının Adana'da olduğunu da elin İtalyanına, İngilizine, Almanına anlatmaktan geri durmamışlar. Ben Mustafa'dan oradaki ustaya bir omuz atıp ocak başına geçmesini ve kebap dersi vermesini beklerdim ama adam benim gibi değil, efendi adam.

* Kaldığımız yerin hemen yanında Marsilya ve St. Pauli taraftarları kalıyormuş. Arkadaşlar St. Pauli'den transfer ettiğimiz Poyraz Akgül'ü taraftarlarına sormak için fırsat kollasalar da kendileri mütemadiyen sarhoş olduğu için konuşulacak durumda değillermiş. St. Pauli taraftarları ayık olursa bu konuyu da konuşacağız.

* Takımımızın, Şimşekler Grubumuzun, tarihimizin anlatıldığı duvar gazetemiz çok beğenilmiş. Sıkça okunup fotoğraflanıyormuş. Stickerlarımızın bir kısmını (Bu kelimenin Türkçesini bilsem ne de güzel olacak.) çeşitli yerlere asmışız, bir kısmını da sticker değiş tokuşunda kullanmışız.

* Hasta Siempre pankartı yoğun ilgiye mazhar olmaya devam ediyormuş. Önünde resim çektirenin haddi hesabı yokmuş. E be güzel kardeşlerim. Orası ırkçılık karşıtı bir organizasyon. Ticaret yapılmaz diye bir şey yok elbet. Kessenize biletlerini resim çektirmek isteyenlerin. Bu sayede birada 1'e 2 yapmaktan kurtulursunuz.

Haberler bu kadar, yarın inşallah zaferimizi anlatırız...

Bu kadar uzun yazının sonunu çok az okuyucu getirecektir ama ben bir önceki yazım ile bu yazı arasında bir bağlantı kuracak şekilde mesajımı vereyim.

Büyümek için, tanınmak için birilerinin kanatları altına sığınmaya gerek yok. İnanmak, üzerine düşeni yapmak ve kendine güvenmek yeterlidir.

Mavi Lacivert, Turuncu Beyaz Adana...

Yanlışları biz yaptık, biz mahkum ettik başarısızlıklara bu kenti. Mazimizle avunur hale biz getirdik kendimizi. Muharrem Gülergin'i yaşatmak için forma bastırdık ama yeni Gülergin'ler çıkaramadık. Yenilmez Armada'yı kitaplarla anlattık ama yüzme branşımız çoktan kapatılmıştı...

UEFA'ya katılmakla övündük ama yok olmakla yüzyüzeydik o övüncü yaşarken. Türkiye 1. Ligi'ne gol kralı çıkardık, 1. Lig'in adı bile değişeli yıllar oldu.

Bunu biz yaptık. Galatasaray'ı getiremedik 5 Ocak'a... Yaklaşamadık bile. Deviremedik Fenerbahçe'yi içeride dışarıda, kök söktüremedik Beşiktaş'a...

Mobellaspor ile oynadığımız dönemlerdeki galibiyetlere çılgın gibi sevinen kuşakları biz yetiştirdik. Elimize silgimizi aldık ve başladık kendimizi silmeye. Biz kendimizi silerken hızlandı değişim bu kentte... Kültürümüzü silmeye başladık, kentimize bağlılığımızı hafızamızın karanlık köşelerine attık. Sonra ne mi oldu?

Bir maça gittik, bir Süper Lig takımı şampiyon olmuş. Tribünde belirgin kırmızılıklar var. Bir diğer Süper Lig takımı Avrupa kupalarında tur atlamış. Sokaklarda kornalar, asılan bayraklar. Evlerinde Adana Demirspor'a, Adanaspor'a ait bir toplu iğne bulundurmayanlar devasa üç atlı bayraklarını asmışlar bu kente. Bu bayraklar öyle yerlere asılmış ki; güneş doğmuyor kentin üzerine. Onların gölgesi kaplamış kenti.

Hayır, bu gidişe dur diyenlerden olmalıyız. Bu kent ne sarı kırmızı, ne sarı lacivert ne de siyah beyaz olmalı. Tarihine sahip çıkamayan bir kent, bir toplum hayal dünyasında yaşadığını sanarken aslında bataklıkta çırpınmaktadır. Sadece kültürünü silmemekte, geleceğini de mahkumlaştırmaktadır. Güzel bir yaşam için kendini İstanbul'a bağımlı hisseden bir nesil, özünde bulamadığı mutluluğu, televizyon başında yakalamaya çalışan bir nesil, sporumuzun içinde bulunduğu durumu adeta resmetmektedir.

Oysa o bayrakların arkasında güneş parlamakta, gökyüzü masmavi. İzin vermeyelim işgalin sürmesine. Neslimize sahip çıkalım ki; onlar da şehirlerine sahip çıksınlar. Bugün başarıyı üç atlının Adana'da açtığı futbol okulunda öne çıkmak olarak gören anlayışa karşı savaşmalıyız. Başarı bu kente gelmeli. Adanalılık mazi olmamalı. Benim kentimde benim takımlarımın bayrakları dalgalanmalı, benim zafer şarkılarım söylenmeli, benim başarılarım konuşulmalı ve sadece benim futbol okullarım olmalı.

Gelir amaçlı bile olsa bu tür girişimlere artık dur denilmeli. Genel olarak Adana'da, özel olarak tesislerimizde BAŞKA BİR FORMA, BAŞKA BİR BAYRAK İSTEMİYORUZ. Bu hale bu kenti biz getirdik, bu gençleri biz harcadık, şimdi biz kurtaralım. Ankara Tayfası olarak her türlü fikri yardıma hazırız. Yeter ki; şehrimizde Marmara kokmasın...

10.07.2009

Mondiali'de Dostluk Maçları...

Locomotive Anatolia ile ilgili olarak edindiğimiz bilgileri vermeye devam ediyoruz. Bugünü resmi maç yapmadan geçen takımımız biranın da nispeten pahalı olması nedeni ile (!) günü dostluk maçlarıyla değerlendirmeyi tercih etti...

Günün ilk maçında takımımız Berlin'in Kreuzberg semtindeki taraftarlarından oluşan Kreuzberg Antifa Kickers ile karşılaştı. Kreuzberg Berlin'de Türklerin en fazla bulunduğu semt olarak biliniyor. Takım kendisini, antifaşist, devrimci ve mevcut kapitalist düzene karşı savaşan kişilerin oluşturduğu bir topluluk olarak tanımlıyor. Bayan takımları 2006 yılında Mondiali Antirazzisti'de dünya şampiyonu olmuş.

Her ne kadar deneyimli de olsalar, ateşli sloganlar da kullansalar, Demirspor ile karşılaşınca işin rengi değişti tabi. Maçın takımımızın 1-0 üstünlüğü ile sona erdiği bilgisini aldık.

Cumartesi günü 3 maç oynayacak olan takımımız tek maç ile yarının koşullarına adapte olamayacağını düşünerek gün içinde 3 maç daha yaptı.

Bu maçların ilki Bremen'den turnuvaya katılan Ahoi Bremen'e (Ahoi Antifa Kickers Bremen) karşı idi. Ahoi Bremen'in turnuvaya bu altıncı katılışı. Değişik politik görüşleri bulunan ama aynı çatı altında toplanmayı başarabilen bir takım olmaları ile övünüyorlar. Turnuvadan beklentileri eski arkadaşlarını yeniden görebilmek ve yeni arkadaşlıklar edinmek.

Beklentilerini yüksek tutmadıkları anlaşılan Ahoi Bremen karşısında zorlanmadan 2-0 kazandık. Ancak sanırım, bileğimizin bükülmez oluşu onu bükme isteklerini de körüklemiş olsa gerek ki; Ahoi Bremen bir rövanş maçı yapmak istedi. Takımımız yorulmaya başlamasına rağmen "bir dostluk kampında" taleplerin geri çevrilemeyeceğini düşünerek çıktı sahaya. İşte bu sahaya çıkış Cuma günü maçlarındaki "fetret devri"ni oluşturdu adeta. 3-2 kaybettik.

Ancak rakiplerimizin içine sinmedi bu galibiyet ve bu kez Almanya karması diye tabir edebileceğimiz bir topluluk (daha önce maç yapanların da dahil olduğu bir ekip) maç teklif etti Şimşekler'e. Kardeşim "Yeter, başka zaman yeneriz, pardon maç yaparız." desenize. Bizim bitkin Tayfa maçlar da 20 dakika diye kabul etti maçı ve kendilerine müstahaktır 4-2 yenildiler.

Allahtan başka organizasyonlar devreye girdi de maç yapmaya ara verdiler.

Türkiye'den katılan tek takım olmamız, turnuvada sempati ile bakılan ve ilgi gösterilen bir ekip haline getirmiş durumda Tayfa'mızı. Özellikle Yunanistan'dan katılan ekiplerin takımımıza ilgi gösterdikleri ve dostluk mesajları verdiklerini iletiyor arkadaşlarımız. Panathinaikos ve Iraklis takımı taraftarları ile de üst turlarda karşılaşmayı umuyoruz. Olmadı 6 tane dostluk maçı da onlarla yaparız!!! Yunan arkadaşlar sıcak yaklaşımlarını bir adım daha ileri götürerek ekibimizle Yunanistan'da yayınlanan bir fanzin için röportaj yapmak istediler. Yazıyı yazmakta olduğum an itibarıyla (16.45 TSİ) röportaj devam ediyor. İlerleyen zamanlarda fanzinin ilgili bölümlerini veya ulaşabileceğimiz dokümanları yayınlayacağımızı umuyoruz.

Locomotive Anatolia yarın üç maça çıkacak. Üç galibiyet bekliyoruz kendilerinden. Lakin daha fazla önem verdiğimiz bir organizasyon var. Ekibimiz yarın TSİ 19.00'da Mondiali Antirazzisti'nin resmi radyosuna konuk olacak. İngilizce bir söyleşi gerçekleştirecek olan Tayfa'mız takımımızı en güzel sözlerle dünyaya tanıtmaya devam edecek. Mondiali'nin resmi radyosunu aradığımda http://www.asteriscoradio.it/ linki ile karşılaşıyorum. Umarım doğru adrestir ve yarın canlı yayında kardeşlerimizi dinleme fırsatımız olur.
Bologna'dan aktaracaklarımız bugünlük bu kadar. Onur Biçer, Ankara Tayfası, Ankara (?)

09.07.2009

İtalya'da Şimşek Çaktı...

Bugün Muharrem Gülergin formaları giyildi, demir kanatlar havaya açıldı, Demirspor ruhu sahaya çıktı. İşte o anda... Şimşekler çakmaya başladı... Bardaktan boşanırcasına bir yağmur. Yürünecek hal yok... Top yerde sekmiyor, maç yapmaya imkan yok. Bizimkiler sahada... Kimse yanaşmıyor maç yapmaya ve Demirspor'un kolları altına sığınıyor rakipler, Hasta Siempre pankartı, rakipleri çakan şimşekten, yağan yağmurdan kurtarmak için sığınak olarak kullanılıyor. Rakiplerin oynamaya mecali yok, penaltılar beliresin maçların sonucunu, diyorlar... Sonuçlar bu şekilde belli olacakken, görkemimiz karşısında başka bir gruba sığınma gereği hissediyor rakibimiz Easton Cowboys... Penaltılara gerek kalmıyor: 2-0 hükmen galip başlıyoruz, turnuvaya...

Bu Cumartesi günkü yoğun program için kondüsyon depolama fırsatıdır. Şimşek Cumartesi günü sahada çakacak...

Meltem ve Nazife'ye teşekkürlerimle...

Muharrem Gülergin Tribününe Kombine…


Adana Demirspor Yönetim Kurulu, Şimşekler Grubu üyelerinin Muharrem Gülergin tribününe de kombine çıkarılması taleplerine olumlu yanıt verdi. İlk etapta 500 adet kombine çıkarılacağı bilgisini veren Önder Serin, talep durumuna göre rakamda artışa gidilebileceğini de sözlerine ekledi.

Eminim ki “Şehrin Asi Çocukları” harçlıklarından artırıp, belki yaz tatilinde çalışıp, ama ne yapıp edip kombineleri tüketeceklerdir.

Bu olayın benim nazarımda en önemli avantajı ise, en azından bilet kuyruğunda yenen biber gazına artık maruz kalınmayacak olmasıdır.

Perşembe Konukları #16 : Hakan Hoşcan "Mavi Formalı Esmer Delikanlı"

-------------------------------------------------------------------------------

Gerek sezonun bitmesi ve gerekse İtalya yolculuğunun hummalı çalışmaları rutin Perşembe yazı dizimiz olan "Perşembe Konukları"nın aksamasına neden oldu. Vertumnus'un İtalya'da takımımızı gururla temsil ettiği bu dönemde bize gelen yazılardan bir tanesini blogumuza aktararak yazı dizimize bir halka daha eklemek istedik. Tüm okurlarımız yazılarını demirgibiyiz@gmail.com 'a gönderebilirler.

Bu haftaki konuğumuz Hakan Hoşcan, kendi gözünden mavi formalı bir taraftarın hissettiklerini bazı yaşanmışlıklara da "renkli" atıflar da yapmak suretiyle kaleme almış.

Hakan'a teşekkürlerimizle yazısını yayınlıyoruz...

-------------------------------------------------------------------------------

Günlerden bir Cuma sabahı. İş yerinden izinli doktora gidecek. Annesi kaldırır sabah “ oğlum işe geç kaldın”. Hemen hazırlanır. Giyer klasik çubuklu mavi formasını, ayağında terlik, Takar 35 derece sıcakta atkısını. Koltuğunun altında, tarihi geçeli yıllar olmuş gazete kağıdına sarılı, yarım ekmek, içinde peynir, zeytin…

Mavi umuda yolculuk başlar ve biter…

Sessiz… Düşünceli…Kederli… Esmer… Esmerliği doğuştan değil, güneş yanığı. Çukurovalı o alışmış yanmaya. ADANALI … Memleketinde turuncu güneş yakar, mavi deniz ferahlatır. Alışmış buna çocukluğundan bu yana…

Gülmeyi unutmuş… Hep güldüğünde boğazında bi’şeyler takılı … Asık suratlı …

Kederli… Sessiz… Düşünceli… Ama Asi… Haksızlığa dayanamaz… Hak aramak, Asi’ lik ise “Asi’yim ulan.” der… … Terörist ilan edildi… Maganda oldu… Oysa boynundaki atkıdan başka gücü yoktu… Onu hiç kimse anlamadı…

Düşünceli… Sessiz… Kederli… Ama Hırslı… Tuttuğunu kopartır… Bugün bu kadar düşünüyorsa, sessizse ve kederliyse bu sefer inandığını başaramadığı içindir...Aslında başarmıştır, her şey avucunun içindeyken biri gelip başarısını elinden alır ve "susacaksın" der...

Susamaz… Konuşamaz… Konuşursa, davasına çamur atarlar… İçinde bi’şeyler var konuşmadıkça içini eritir. Susar, düşünür, gözyaşlarını tutamaz… Yüzünü atkısı ile siler… Üzerine bi’şeyler atılır, dumanlar sarar etrafını… Herkes kaçar, koşar… Canı yanar, Canını yakan lacivert üniformalıların attığı değil, onurun çimlerin üzerinde çırpınışı…

Dayanamaz, bağırır… SUÇLU OLUR, ASİ OLUR, MAGANDA OLUR… Dayanamadığı için yargılanır… HAKLI ama SUÇLU olur… Renkler isyan eder, “Bu şehir benim, başka renkler neden bayram ediyor” der. FORMA yargılanır, ATKI yargılanır, RENKLER YARGILANIR.

ELLERİNDE KELEPÇE, BOYNUNDA ÇUBUKLU ATKI, ÜZERİNDE ÇUBUKLU FORMA… Psikolojik mahkeme ömür boyu sürecek ve MAVİ FORMALI ESMER DELİKANLI hayatı boyunca üzerindekilerden dolayı yargılanacak…

Yardım Sözleri...

28 Mayıs gecesi...

Bir vatandaş bağlanmış, ne idüğü belirsiz, yanlış numara çevirmiş sanki. Sanki o aramamış da kuvvetle muhtemel onu aramışlar.

-Demirspor'a ne kadar yardım yapıyorsunuz?
-3
-Üç yüz mü, üç bin mi? Alo, alo...

Görüşme kesiliyor.

Bir başkası aranıyor. Arıyor demiyorum, resmen aranıyor. Adam nerede olduğunu telefon görüşmesinde öğreniyor.

-Demirspor'a ne kadar katkı yaparsınız?
-Yapacağız bir şeyler. Rakam yok...

Sonra bir başkası bağlanıyor hatta.

-Demirspor için katkınız ne olacak?
-Gereken yardımı yapacağız.

Sonra gereken yapılıyor mu, yapılmıyor.

Kombineler ile ilgili yönetim mekan mekan geziyor. Aynı vaatler. Belki içi dolacak, bunu bilemeyiz. Ama bir bildiğimiz var:

Adana'da ucuz siyaset, ucuz reklam, ucuz pazarlama yapılıyor.

Kimse Demirspor'a yardım yapmak zorunda değil. Ama Adanalısınız, mert olun biraz, çıkın, "Ben kaynaklarımı Demirspor'a değil, Adanaspor'a vereceğim." deyin, "Altyapıya vereceğim." deyin, "Para verecek durumum yok." deyin, "Verilen paranın çöpe gideceğini düşünüyorum, size güvenmiyorum." deyin, hatta bir şey demeyin, hiç radevu vermeyin... Ama ne kendinizi ne kulübümüzün itibarını iki paralık etmeye kalkın. Bıkkınlık veriyorsunuz...

Bu blogda nerde Adanalı iş adamları, nerde siyasetçiler, denildiğini duyamazsınız, ta ki; biz üstümüze düşeni fazlasıyla yapana dek. Bu yönde ilerliyoruz. Biz kimseden dilenmiyoruz, Adanalı gibi davransınlar, yeter... Kaypaklığın alemi yok...

Yönetimden yardım vaadinde bulunup da bu sözünü yerine getirmeyenleri, yerine getirenlerin ne ölçüde yerine getirdiğini deşifre etmesini bekliyorum. Kim ne kadar kaypakmış, çıksın ortaya...

(Bıkkınlık veren siyaset ve ticaret tarzının fazlasıyla yönlendirdiği bu yazının blogun genel söylem seviyesinin altında olması nedeni ile özür dilerim... Kimi zaman düşük tondan konuşmayınca mesaj kapasitesi doluyor, algılama sınırları aşılıyor, gerekçesi budur.)

08.07.2009

Mondiali Antirazzisti'de Heyecan Başlıyor...

Demir gibi futbol takımımız Locomotive Anatolia, Muharrem Gülergin formalarını bavullarından çıkardı. Zaman sahaya çıkma zamanı... Adana Demirspor ruhu İtalya'da...

27 no.lu gruptayız. İşte rakipler ve maç programı...

Genova taraftarları, Easton Cowboys, All Blacks, Mucchio Selvaggio Bologna ve Hasta Siempre rakiplerimiz.

Maraton yarın başlıyor. İlk maçımız Türkiye saati ile (TSİ) 17.00'da Easton Cowboys ile.

İtalya'da G-8 zirvesinin toplanması nedeni ile maç programında bir yığılma var. Cumartesi günü Şimşeklerimiz üç maça çıkacaklar.

Program şöyle (TSİ)...
Saat 11.00 All Blacks, saat 14.00 Genova Taraftarları, saat 18.00 Mucchio Selvaggio Bologna...

Pazar günü ise Hasta Siempre ile TSİ 11.00'da oynuyoruz. Yaptırdığımız pankart ile Hasta Siempre karşısında moral üstünlükle sahaya çıkacağımız kesin.

All Blacks takımı turnuvaya geçen sene de katılmış. Haklarında bu resim dışında bir bilgi edinemedim.

Easton Cowboys&Cowgirls kulübüne (kulüp bünyesinde Cowboys ve Cowgirls ayrı takımlar) ilişkin bilgilere ise http://eastoncowboys.org.uk/ adresinden ulaşmak mümkün. Kendilerini Bristol, Easton'da geniş bir sportif ve sosyal yapılanma olarak tanımlıyorlar. Takımlarının temeli 1992 yılında atılmış ve şu anda bünyelerinde birçok erkek ve kadın futbol takımı ile üç kriket, iki netball (voleybola benzer bir oyun) ve bir basket takımı bulunduruyorlar.

Bu işi organize olarak yürüttükleri kesin. Dişli bir rakip olacağa benziyorlar.

Mucchio Selvaggio Bologna da Mondiali Antirazzisti'ye uzak bir takım değil. Siteleri İtalyanca olduğu için tam anlayamamakla birlikte 2006 yılından beri turnuvayı kaçırmadıkları kesin. Ancak Mucchio Selvaggio spordan ziyade Antirazzisti'de verdikleri konserlerle ön plana çıkmışlar. Bologna Futbol Kulübü'nün ve İtalya Milli Takımı'nın 12.02.2009'da hayatını kaybeden efsanevi futbolcusu Giacomo Bulgarelli'nin anısını turnuvada yaşatmayı amaçladıklarını belirtiyorlar.

Hasta Siempre takımı ise İtalya'nın eski adıyla BNA Atalanta, yeni adıyla Bergamo takımının taraftarlarından oluşuyor.

Genova taraftarları ile ilgili olarak ise bir bilgiye ulaşamadım. Yeni bilgilere ulaştıkça paylaşmaya devam edeceğim.

Başarılar arkadaşlar...

Mutluluğun Resmi...


Radikal Gazetesi ana sayfasında pankartlarımızın yer aldığı bu mavi lacivert fotoğrafı gördüğümde hissettiğim duyguların tarifi imkansız. Şu an, benim için mutluluğun resmi budur! Yönetimi-takımı-taraftarıyla her zaman güzel haberlerle manşetlerde olmamız dileğiyle…

Anavarza’ya da mahsus selam ederim:)

07.07.2009

Ramazan Çimen: Kulüpler birliğini kurduk!


2. ve 3. lig kulüplerin birleşmesiyle Kulüpler Birliği kuruldu.

Başkan Vekilimiz Ramazan Çimen açıklamasında; "Geçtiğimiz günlerde İstanbul´da 23 takım yöneticisiyle İstanbul´da bir araya geldik. Burada eksiklikler ve yapılan haksızlıkların giderilmesi ile ilgili konuşmalar yapıldı. Devamında ise 2.lig ile 3. lig takımlarını kapsayan kulüpler birliğinin oluşturulması gündeme geldi ve oluşturuldu. Bunun önderliğini Adana Demirspor Kulübü olarak yaptık ve oluşturulan yönetimde Başkan Bekir Çınar da yer aldı. Bundan sonra Federasyon ile görüşmelerimiz daha farklı olacak." dedi.

Yeni kurulan Kulüpler Birliği Yönetim Kurulu, İstanbul'da ve Ankara'da büro açma kararı da aldı.

Kulüpler Birliği aracılığıyla 2. ve 3. ligde yer alıp gerek yazılı gerekse görsel basında çok fazla yer bulamayan kulüplerin uğradıkları haksızlıkların daha gür bir sesle duyurulabileceği ve savunulabileceğini umuyorum.

En büyük temennim ise, Adana Demirspor'un bu yıldan sonra Kulüpler Birliği'nin asil üyesi olmayıp isminin sadece Birliğin kuruluşunda geçiyor olmasıdır.



Not: Linkte yer alan diğer habere göre ise, Dr. Deniz TİKE ile 1 yıllık anlaşma imzalanmış. Tekrar hayırlı olsun diyorum.

06.07.2009

Kombine Alımına Destek...

Ankara Tayfası kulübümüzün kombine satışlarına 20 adet maraton tribünü kombinesi almak suretiyle destek vermiştir. Organizasyon için mavilacivert.com'a teşekkür ederiz.

Diğer taraftan Muharrem Gülergin tribününe kombine tahsis edilmesi halinde bu kombinelere de sembolik bir destekle katılım sağlanacaktır.

En önemli transfer! Dr. Deniz KİTE…


“Adana Demirspor, Türkiye'nin ilk profesyonel mediatör'ü Deniz Kite'yi transfer etti. Bir yıllık yapılan anlaşma gereği Dr. Deniz Kite, yeni sezonda mavi-lacivertli futbolcuları düşünce olarak maça hazırlayacak.

Maçlar başlayınca, haftanın belirli günlerinde ve maçtan önce futbolcularla konuşacak olan Dr. Deniz Kite, mavi-lacivertli oyuncuların beyinlerini sorunlardan arındıracak. Dr. Deniz Kite, hemen göreve başlayacak.”
şeklinde vermiş http://www.spor01.com/ haberi…

Mediatör, Deniz KİTE’nin kendi kelimeleri ile, profesyonel müzakereci ve arabulucu anlamına geliyormuş. Küçük bir araştırma ile Deniz KİTE’nin sadece bir doktor değil, aynı zamanda yazar, şair, ressam, Reiki ustası, Feng-Şui uygulayıcısı, astrolog olduğu bilgilerine ulaşmak mümkün. Web sitesi de var: http://www.denizkite.com/turkce/

Bilgi’nin tek ve evrensel ama sadece algılayabilene açık olduğuna inandığını yazmış Sn. Kite. Umarım futbolcularımızın algıları açık olur, farkındalıkları artar, kişisel gelişimlerinin yanında Demirspor’un da başarısına daha büyük katkı sağlarlar.
İhtiyacımız olan en önemli transferi yaptık bence, hayırlı olsun.

05.07.2009

Okan, Bitirici Forvet Olmasın!

Bu yazı Okan transfer edilsin mi, edilmesin mi yazısı değildir. Yönetim transfer politikasında titiz davrandığını, kimsenin sözü ile hatır-gönül ilişkileri ile transfer yapmadığını, kulübün parasına kulübün namusu olarak baktıklarını açıklamaktadır. Üstelik de çeşitli suretlerle söylediğim üzere yönetim yönetmeye muktedirdir. Eleştirilere elbet kulak vermeli ama kendi doğru bildiklerini yapmasına da saygı duyulmalıdır.

Bu nedenle bu futbolcu ile ilgili yapmış olduğumuz araştırmaları da yayınlamayacağım.

Okan Yılmaz'ın maç başına ücret alacağı konuşuluyor. Bu doğru ise ikinci bir forvet transferinin daha girişimleri sürdürülüyor demektir. Yönetim ise daha önce bitirici bir forvet alarak ileri uçtaki transferi sonlandıracağını söylemişti. Okan'ın basında yer alan açıklamalarına baktığımızda da yönetimin şartlı olur verdiğini, kendisinin şartları kabul etmesi durumunda transferin gerçekleşeceğini görmekteyiz...

Olasılıklar ve soru işaretleri:

-Okan Yılmaz alınacak tek forvet olarak düşünülüyor ise: Kendimizi futbolcunun olası bir başarısızlığında riske atmış olmayacak mıyız?

-Okan Yılmaz iyi bir golcünün yanına alınacak ise: Bu durumda Okan'ın varlığı Erdim'in, Serdar'ın, Ferami'nin forma şansının daha da azalması anlamına gelebilir mi?

Gençler hep aklımızın bir köşesinde, hatta bana kalırsa gözümüzün önünde bulunsun. Dikkat edelim, bitirici forvet Okan Yılmaz ne gençlerimizi bitirsin ne de hücum gücümüzü. Transfer gerçekleştirilecekse, bu dengeler de gözetilsin ki; kazanan biz olalım.

Ant İçtik...

Demirspor'u ve Demirsporluluğu Yüceltmeye ANT İÇTİK...Katar İtalya'ya hareket etti. Yolunuz açık olsun...

04.07.2009

Biz olmadan var mı öyle ???



Gün geldi... Yarın sabah 8:00 otobüsüyle önce İstanbul, akşam uçağa binerek Paris, ardından Bologna... Bilet aldığımız zamanın en ekonomik rotası.

Yola belki de her birimiz aklımızda başka görüntüler, başka şarkılarla çıkıyor olacağız. Mustafa yanımda, Yeni Türkü'den "O şarabi eşkiyalar" sözlerini mırıldanıyor. Yavuz muhtemelen bir Kesmeşeker şarkısıyla Kolej'e doğru yürümekte. Bir diğer Yavuz, eski 45liklere vermiştir kendini şu sıralarda... Benim de dilime Venceremos dolanmış halde. Heyecan, korku, merak, mutluluk... Karmaşık bir ruh hali...

Şimşekler Grubu'ndan Mehmet'in yaptığı bir video bu yolculuğumuzu başlatırken çok anlamlı olacak, yukarıya koydum Mehmet'e teşekkürlerimle. O videonun sonundaki çocuğun mutluluğuyla gidip geliriz umarım... Anneannem sık kullanır, tam şimdiki hislerime de uyuyor: "Allah, utandırmasın" diyorum bir de.

Son bir söz de 1997'den beri Mondiali Antirazzisti'yi düzenleyen, yıllar içerisinde katılım sağlayan herkese:

Irkçılık karşıtı bir turnuva düzenleyeceksiniz, orayı Che bayraklarıyla donatacaksınız, "tribün" diyeceksiniz, "taraftarlık" diyeceksiniz, futbol oynayacaksınız...

ADANA DEMİRSPORLULAR olmadan oynamak var mı öyle ???

G-E-L-İ-Y-O-R-U-Z !!!

Radikal'deyiz...



Pınar Öğünç'le yaptığımız söyleşi, bugün tam sayfa Radikal'in Cumartesi ekinde. Ana konu İtalya'ydı ama kritik sorularıyla, farklı konulardaki görüşlerimizi de açıklama fırsatı bulduk. Kendisine teşekkürlerimizi iletiyoruz.

03.07.2009

Mondiali Antirazzisti Pankart 2

Adana'dan müthiş bir hevesle beklediğimiz pankart geldi. Az önce kargodan teslim aldım. Sadece şunu söyleyebiliyorum pankartın canlı halini görmüş biri olarak: MUHTEŞEM !!!

Bu pankart için ne kadar teşekkür etsek az. ŞİMŞEKLER GRUBU'nun tamamına, pankarttan emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler. Sayenizde gerçekten İtalya pankart görecek.

Pankartın genişliği yaklaşık 2 metre, uzunluk 14 metre, ağırlık 7 kilo. Tamamı el yapımı, el emeği, göz nuru...

Maalesef bu pankarta yakışmayacak kadar kötü fotoğraflar çekebildim çünkü yanımda yalnızca cep telefonu vardı. En kısa zamanda düzgün bir makineyle çok daha güzel fotoğraflarını atarım. Şimdilik merakları gidermek amacıyla koyuyorum bunları buraya...

Ellerinize, emeğinize sağlık...

Sticker'larımız hazır...

Mondiali Antirazzisti'de kullanmak üzere sticker'larımız hazır...Daha önceki yıllarda yapılan festivalin fotoğraf ve videolarından gördüğümüz kadarıyla tüm takımların stickerlarını yapıştırdığı duvarlar mevcut. Genelde eğlenceli tasarımlar kullanılmış. Biz de bu noktadan hareketle, hem "ırkçılığa dil uzatın!" hem de "ırkçılığa karşı Demiryolları" anlamları taşıyan RAIL AGAINST RACISM sloganımız ve illüstrasyon trenimizle bir sticker hazırladık. Trenimizin içine de Mondiali Antirazzisti'nin kendi logosunda kullandığı, kültürlerin birlikteliğini temsil eden insan kafalarını koyduk.

İlk sticker, Ankara Tayfası'nın neredeyse resmi buluşma yerlerinden biri olan Eski Yeni'nin bahçesindeki panoya yapıştırıldı bile...Darısı İtalya'daki duvarlara, panolara...

RAIL AGAINST RACISM !!!

Hayat Televizyonu'ndayız...

Bu akşam (3 Temmuz Cuma) 20:30'da Hayat Televizyonu'ndayız. Bizlerle hafta içinde yaptıkları röportajın, Genç Hayat programında yayınlanacağı bildirildi.

Hayat TV, internet üzerinden izlenebiliyor:

http://www.hayattv.net

Uyduda da şu frekanstan takip etmek mümkün:

Türksat 3A, Frekans: 12525
Polarizasyon: Dikey (V)
Sembolrate: 30000, Fec: 5/6

Hayat TV ekibine teşekkürlerimizle...

02.07.2009

habervesaire.com'dayız...

Bilgi Üniversitesi merkezli haber portalı www.habervesaire.com 'da da takımımız ve İtalya yolculuğumuz, geniş şekilde yer aldı; deneyimli gazeteci Ahmet Şık'ın da katkısıyla... Teşekkürler!

Mondiali Antirazzisti Pankart 1

Mondiali Antirazzisti hazırlıkları tüm hızıyla sürüyor. Adana'dan Ernesto el emeği göz nuru bir pankart hazırladı, şu an o pankart kargoda. Bu sırada biz de Ankara'da bir başka pankartı teslim aldık.

Irkçılık karşıtı bir turnuvada, halkların kardeşliği diyor olacağız, kültürlerin biraradalığını savunacağız...Tüm bu diyeceklerimizi, bu topraklarda daha önce büyük bir usta 2 dizeyle anlatmıştı, oraya onsuz gitmek olmazdı...Bu sözler Mondiali Antirazzisti'ye çok yakışacak...

Hasret...

"Hasretin beni hasta eyledi
Halimi sormaya dost sen mi geldin
Bu garip gönlümün bağı bostanı
Ayvası turuncu dost sen mi geldin

Bülbüller ötüyor dostun bağında
Arzu manim kaldı göğsün ağında
Ellerim kelepçe cellat uğrunda
Kollarım çözmeye dost sen mi geldin

Abdal Pir Sultan'ım sen seni düşün
Güzelsin sultanım bulunmaz eşin
Giyinmiş kuşanmış türlü kumaşın
Bezenmiş bedesten sar sen mi geldin"


2 Temmuz 1993'te Sivas'ta Madımak Oteli'nde katledilen 37 masum aydın ve insanımızı SAYGIYLA ANIYORUZ...UNUTMADIK...UNUTTURMAYACAĞIZ...

ŞİMŞEKLER GRUBU

Kombineler Hakkında Bilgilendirme...

Bugün Adana'nın internet üzerinden yayın yapan yerel basın organlarında takımımızın kombine kartlarına ilişkin olarak bazı açıklamalar yapıldı. Söz konusu haberlerde kombinelere ve bu kombine kartların alımına yönelik olarak Adana Demirspor kredi kartının yaratacağı avantajlara değinildi. Bu haberlerden bazı alıntıları yaptıktan sonra kombine kartların nasıl alınacağına ilişkin olarak kesin bilgileri gerek Bekir Çınar başkanımızın blogumuza bıraktığı yorum vesilesiyle gerekse kendisi ile yaptığımız görüşmeye istinaden buraya aktaralım istedik.

Haberlerde 2. Başkanımız Metin TÜRK'ün

"Tabi burada şunu da ısrarla belirmek istiyorum; Demirspor flexi kredi kartı olanlar sadece bir kombine alabilecek. Demirspor severler bu hususa çok dikkat etmeli. Burada da flexi kartı olanların tabii ki, ayrıcalığı olacak. Zira, Demirspor kredi kartının ayrıcalığı daha da fazlalaşacak. "

şeklinde beyanda bulunduğu belirtiliyordu. Biz bu beyanı Demirspor kredi kartı sahiplerinin sadece bir kombine bilet alma hakkının bulunduğu şeklinde yorumlayıp buna göre aşağıda görebileceğiniz "Kombineler Hakkında..." başlıklı yazımızı girdik.

Kombine hassas bir konu ve en küçük bir yanlış anlaşılma veya pazarlama hatası kulübümüzün gelirlerine mal olacaktır. Bu nedenle bu konudaki nihai bilgiyi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Adana Demirspor kredi kartı sahipleri diledikleri sayıda kombine alabilecekler. Aldıkları tüm kombineleri 6 taksitle alabilecekler. Ancak tıpkı aşağıdaki yazımızdaki önerimizde olduğu gibi Adana Demirspor kredi kartı sahipleri %20 indirim ve forma kazanma avantajlarını sadece aldıkları ilk kombine için kullanabilecekler. Bunun dışındaki kombineler indirimsiz fiyatlardan ama yine 6 taksitte alınabilecek.

Adana Demirspor kredi kartına sahip olmamakla birlikte Garanti Bankası'nın başka bir kredi kartına sahip olan taraftarlar kombinelerini forma ve indirim hakkından yararlanmaksızın 4 taksitle alabilecekler. Elinde Garanti Bankası'nın kredi kartı olmayanlar ise tek çekimde kombine sahibi olabilecekler ve yine indirim ve forma avantajından yararlanamayacaklar.

Kombine satışına ilişkin olarak ortaya koyduğumuz çekincelerin önemli bölümünün Başkanımızın açıklaması ile ortadan kalktığını gördük.

Bekir Bey şehir dışında olsak da üstümüze düşeni yapacağımıza inanıyor ve bize "Haydi Sıra Sizde" diyor. Sadece biz "şehir dışındakiler" değil, taraftar üzerine düşeni yapacaktır Başkanım. İnanırsak yaparız ve 1 milyon TL bence ulaşılabilir bir rakam, biz inanıyoruz, umarım Adana da inanıyordur.

Kombineler hakkında hatalı bilgilendirme için özür dileriz, elçiye zeval oldu...

01.07.2009

Doğu Grubundayız!

TFF'nin yaptığı açıklamaya göre; TFF 2.Lig 29 Ağustos'ta başlayarak 16 Mayıs 2010'da tamamlanacak. Adana Demirspor 11 takımlı 4. grupta yer alıyor. En çok gitmek istediğim deplasman Van, duyurulur:)

ADANA DEMİRSPOR
Malatyaspor
Elazığspor
Kahramanmaraşspor
Tarsus İdmanyurdu
İskenderun D.Ç. Spor
Şanlıurfaspor
Mardinspor
D.Bakır B.Ş. Bld. Diski
Belediye Vanspor
Adıyamanspor

Kaynak: http://www.tff.org/default.aspx?pageID=285&ftxtID=7428

Kombineler Hakkında...

Adana Demirspor taraftarının kulübüne destek olma noktasında kendisini göstermesi için önümüzde önemli bir fırsat var, kombineler.

Yapılan açıklamada Adana Demirspor kredi kartı sahiplerinin ayrıcalıklı olarak kombinelerden yararlanması yönünde yönetimimizin bir yaklaşım gösterdiğini gördük. Kart sahibine kombinesinin yanısıra forma verilmesi, indirim sağlanması, taksit olanağı getirilmesi gibi. Bunlar güzel şeyler. Ancak bilindiği üzere kart başvurusunda bulunup da o veya bu nedenden ötürü, başvurusu reddedilen birçok taraftar var ve bir kere isteği reddedildikten sonra yeniden Adana Demirspor kredi kartı sahibi olması da çok güç. Getirilen uygulamanın bu yönde bir adaletsizlik yarattığını, ancak hala kart başvurusunda bulunmayan bir çok taraftarın da bulunduğunu göz önüne aldığımızda, bu adaletsizliğin mazur görülebileceğini düşünüyoruz.

Öncelikle promosyon konusunda bir farklılaştırmaya gidilmiş olsa idi; yapılacak satışların daha pahalı bilete yönlendirilmesi konusunda katkısı olabilirdi. Şöyle ki; maraton kombinesi alana örneğin atkı veya bayrak, kapalı kombinesi alana forma, protokol kombinesi alana forma, şort, flama verilmesi gibi bir düzenleme daha cazip olurdu bence.

Her Adana Demirspor kredi kartı sahibinin bir adet kombine alabilmesi hususu ise satışları oldukça zorlaştıracak bir uygulama. Öncelikle belirtmek gerekir ki; taksitli alışveriş artık ticari hayatın vazgeçilmez bir parçası oldu ve ailelerin ekonomi yönetimlerinde de önemli rol oynuyor. Bu nedenle tüm satışlara örneğin 3 taksit imkanının tanınması ve Adana Demirspor kredi kartına taksit sayısının (6 taksit) hepsinden avantajlı kılınması da bir özendirme yöntemi olabilirdi.

Satışlar ile ilgili olarak şöyle bir ara yol belirlenebilir. Forma dağıtımı yine Adana Demirspor kredi kartı sahiplerine özgü tutulur. İndirimler yine Adana Demirspor kredi kartı sahiplerine özgü olur, ancak bu kartlar üzerinden alınacak diğer kombineler için forma verilmeyeceği gibi indirimli fiyat da uygulanmaz, sadece 6 taksit olanağından yararlandırılır. Bu suretle hem kredi kartımız özendirilir hem de kart başvurusu reddedilenlerin mağduriyeti bir ölçüde giderilmiş olur.

Bu önerileri yaparken işin özünü de kaçırmamak gerekir, kombine almak taraftarın görevidir, söz söyleyebilmek için, seçimlerde oy kullanmak ne ise takımı için bilet almak da odur. Her koşulda taraftar takımına sahip çıkmalıdır. 28 Mayıs gecesi, taraftarı dışında bu takımın yalnız olduğunun kanıtıdır. Taraftar o gece verdiği desteği bu sefer katlayarak vermelidir. 1 milyon TL gelir hedefi bence gerçekleştirilebilir bir hedeftir, yeter ki herkes üzerine düşeni yapsın.

Kombineler hazır...

Kombinelerimizin fiyatları belli oldu

Maraton 110 TL
Kapalı 260 TL
Protokol 2,000 TL

Adana Demirspor kredi kartına %20 indirim + 6 taksit + 1 Demirspor forması hediye
Diğer kredi kartlarına da taksit olacak.

Sıra bizde şimdi...Elimizden gelen her şeyi yapmaya başlayalım!

30.06.2009

www.demirgibiyiz.com

Bir süre önce bu alan adını almıştık. Bir dönem iyi çalıştı, sonra sıkıntı başgösterdi. Teknik yönden eksikliklerimizden birisi de şu bilişim sektörü. Yok mu Ankara'da okuyan, çalışan bir bilgisayar mühendisi?

Şaka bir yana imdadımıza blogumuzun takipçilerinden, bilgisayar üstadı arkadaşımız "Yenidem" yetişti. Sağolsun http://www.demirgibiyiz.com/ adresini yeniden kullanıma açtı.

İyi günlerde kullanın sevgili Demirsporlular...