06 Kasım 2009

Karnavaldan Karabasana...

Bianet.org'da Güler Zere pankartına verilen cezaya ilişkin olarak Yavuz Yıldırım'ın açıklamaları yer almış. Yavuz'un görüşlerine katılıyorum. Irkçılığın yine futbol gündeminde bir hayli yer aldığı bugünlerde dikkatle okunması gereken bir yazı...

İki işçi takımı, Adana demirspor ve Livorno'nun oynadığı dayanışma maçında tribünde "Güler Zere'ye özgürlük" pankartı açan 10 taraftara 11 bin TL ceza verilmesi, ırkçı, milliyetçi, hakaret içeren sözleri yaptırımsız bırakan yetkililerin stadları hak ve özgürlük taleplerine kapalı tutmaya çabaladığını gösterdi.

4 Eylül'de Adana'da oynanan maçı tribünde izleyen, Adana'da futbol üzerine bir kitabı da bulunan Demirspor taraftarı Yavuz Yıldırım, bianet'e, "Livorno maçı, aslında bir karnavaldı. Bir şölen havasında bu talepler, şiddet içermeden dile getirildi. Ama ne yazık ki bu karnaval, ruhuna uygun olmayan bir müdahaleyle karabasana çevrildi" dedi.

Adana İl Spor Kurulu, sağlık durumu nedeniyle serbest bırakılması gereken ama bürokratik engeller nedeniyle bunun henüz gerçekleşmediği Zere'nin özgürlüğü için açılan pankartı "ırkçı" diye niteledi ve ceza verdi. Karar valilikçe de onaylandı. Bu arada, önce Bursaspor ardından da Gaziantepspor'la oynadıkları maçlarda ırkçı tezahürata maruz kalan Diyarbakırspor içinse bir yaptırım uygulanmadı.

Yıldırım'a göre göstermelik olarak bir gruba verilen bu cezanın asıl mesajı kulüp yönetimine; "bir daha böyle şeylere sebep verecek organizasyonlar yapmamaları için..."

"Statta göz altına alınmayan binlerce kişi vardı ve onlarda yüzlercesinde benzer talepleri içeren bayraklar vardı, stat içinde ve etrafında başka bir dünya ve futbol özlemlerini dile getiren insanlar slogan attı, şarkılar söyledi. Dahası o pankart da, yaklaşık 60 dakika açık durdu ve ikinci yarının ortalarında pankartın indirilmesi için müdahale edildi ardından bu kişiler sert bir müdahaleyle gözaltına alındılar.

"O pankartın indirilmesi ve para cezalaranın verilmesi, ya da böyle bir maçın bir daha düzenlenemeyecek olması, memlekete ne kazandıracak, anlamak mümkün değil."

05 Kasım 2009

Eşitlik: Her Yerde ve Her Zaman !

Karabük girişinde durduruluyoruz. Şehre yaklaşık 10 kilometre var. Ankara'dan yola çıkmış 1 otobüs, Adana'dan gelenlerle buluşuyor polis gözetimi altında. Devasa Demir Çelik Fabrikası'nın yanından, kapkara, kasvetli mi kasvetli bir şehre giriyoruz. Dolambaçlı yollardan tırmanıyor otobülerimiz stadyuma doğru. Küçük çocuklarından gençlerine, sokaklardan küfürler, hareket çekmeler yükseliyor. Taşlama da olabilir diye geçiriyoruz içimizden. Bu ülkenin "deplasman" algısı bu noktada halen çünkü; şehrin isminin Karabük olması mesele değil, birçok yerde bu böyle.

Stadyum girişinde iniyoruz otobüslerden. Ankara'dan gelenler olarak Adana'dan gelenlerle kucaklaşıyoruz. Yaşanan kentlerin uzaklığından ötürü maçlarda görüşülebilen dostlar...Sarılıyoruz. Yavaş yavaş tribüne girmeye başlıyoruz.

Daha adımımızı atar atmaz küfür başlıyor. Kararlıyız, küfür etmeyeceğiz. Aldırış etmiyoruz. Biz aldırış etmedikçe küfürün dozu artıyor. İş annelerden, kız kardeşlerden çıkıp aşağılık bir siyasete giriyor: PKK DIŞARI!

Ne PKK'sı? Ne dışarısı? Kürtlerle, Ermenilerle bir arada yaşamayı savunan bir taraftar grubu olduğumuz için mi?

Küfür etmiyoruz. Kararımızı bozmuyoruz. 87 dakika boyunca...87 dakika hiç durmadan küfür yiyiyoruz, dile kolay.

Karabük, Kırıkkale veya başka bir yer. Adana Demirspor taraftarı "PKK DIŞARI" sesleri ile karşılanabiliyor...

Diyarbakırspor da öyle. Hatta bizden çok daha fazla öyle. Bursa'da yapılan çirkinlik ortada...Tribünde Kürt varsa, tribünde sol görüşlüler varsa faşizm ağızlardan salya salya akmaya başlıyor...

Oysa biz Kürtlerle Türklerin, aynı yeşil sahada top oynayabileceğine inanıyoruz. Aynı toprakta yaşayabileceğine inandığımız gibi.

"Ya biri ya öteki" olmamız gerekmediğini düşünüyoruz. Doğduğu yeri seçemeyen insanoğlunun, kendi uydurması "ırk" kavramının kimseyle düşman ya da dost olmak için sebep teşkil etmediğini düşünüyoruz. İnsan olarak doğup, insan olarak yaşayıp, insan olarak öleceğimizi ve tüm bunlar olurken insan olarak "kurun kaleleri, top oynayacağız" demenin müthiş bir keyif olduğunu düşünüyoruz.

Bu keyfi bir yandan ırkçılık bozuyor...Karşısındayız.

Bu keyif bir yandan da haksızlık bozuyor ama...Onun da karşısındayız.

Aşağıdaki fotoğraf, "olaylı" Diyarbakırspor deplasmanımızdan. Mavi-Lacivert formada kan damlaları. Diyarbakır'da Adana Demirsporlular'a yaşatılan vahşet. Unutmadık ve unutmayacağız.

"Diyarbakırspor'un Süper Lig'de olması lazım" görüşlerine ve bunun "derin" desteklerine "Nedenmiş o?" diyen sesiz biz aynı zamanda. Kapalı kapılar ardında, futbolun dışında güçlerle yönetilen bir çıkma-düşme-Süper Lig'de yer alma-almama süreci midemizi bulandırıyor.

Kollanan Diyarbakırspor da bizim eşitlik anlayışımıza ters, Kürt oldukları için faşist saldırılara hedef olan Diyarbakırspor da.

Eşitlik istiyoruz...Her yerde ve her zaman!

Yaşasın Halkların Kardeşliği!
Yaşasın Temiz Futbol!

04 Kasım 2009

YALNIZ BİR DEMİRSPORLU...

video
O yalnız bir demirsporlu... Formasını bile giyemediği takımın aşkını hiç kaybetmedi o... Hala o genç pırıl pırıl delikanlı suretiyle Behçet abi... Bitmemiş aşkı, bitmemiş azmi, bitmemiş özlemi... "O günlerin havasıNI solumalı yeni nesiller!" derken, bizi gördüğü anlarda gözlerindeki kıvılcımları görürken, insanın kendinden utanası geliyor. "Nasıl olur da bu hale geliriz?" diye sormadan edemiyorum. Futbolda evet birçok neden var ama havuzlarda değil... Bir futbolcuya verilecek paraya bu efsane yaşar... Bu sporun eskiden Adana'da estirdiği rüzgarları bilen biri olarak konuşuyorum, artık bu ölü toprağından kurtarın Adana'yı ve Adana'nın efsane yüzücülerini... Bir gayret herşeye değer... Rekortmen bir adam var... O adamı dinleyin biraz... Tek gerçeği futbol değil ADS'mizin... Adana'nın yüzücülerinin mabedi, Türkiye'deki tüm demiryolcuların gururu bir takımdı Adana Demirspor... İşte bundan dolayı ayağa kalkma zamanı... HADİ ADANA!!! SAHİP ÇIK EFSANENE!!!

03 Kasım 2009

Geçmişime Aşığım Ben...

Son zamanlarda Sezen Aksu dinliyorum. Yürüyorum onunla birlikte düş bahçelerinde. Artık efsaneleştirdiğimiz mazimize aşık olduk, bir fosile aşığız belki de tarihin derinliklerine gömülen. Ama aşığız işte, ne usanıyor ne de uslanıyoruz, kendimizi masallara adıyoruz. Kendimizi bir masalı gerçek kılmaya adıyoruz. Bu şarkı Mustafa'nın kasetçalarına pek yakışacaktır.

USLANMADIM

Usanmadım, uslanmadım
Utanmadım karşılıksız sevmelerden
Açık yara misali yüreğimin hali
Aşktan başka bir şeye inanmadım

Öğrenmedi gönül yaşlanmayı
Dünya zamanıyla gün saymayı
Saldım semaya özgür, en kara sevdayı
Senden başka bir şeye inanmadım

Bunalmadım, bulanmadım
Yoksa orman misali yanar mıydım
Aşktan ölmeseydim, aşka doğmasaydım
Kendimi masallara adar mıydım

Kafaları Netleştirelim...

Bugün Yavuz Yıldırmaz köşe yazısında demiş ki; Aytaç Durak para veriyor, birileri de utanmadan onu eleştiriyor ama Aytaç Durak kendini eleştirenlere rağmen para veriyor.

Buradan kimi neden eleştirdiğimizi defalarca yazdık. Sizin artık içinde "birileri", "bazıları", "belli kesimler" vs. ibareler içeren yazılarınız insanı bıktırıyor. Halbuki bize "Felaket Tellalı" derken çok daha nettiniz. Çıkın yine söyleyin. İsim zikredin sayın Yıldırmaz. Diyebiliyorsanız, çıkın deyin ki; Ankara Tayfası veya kimse o "birileri" bu takıma zarar veriyor. Şu nedenle zarar veriyor.

Bu konuyu üstüme alıyorum sayın Yıldırmaz, çıkın açıklayın kimdir o "birileri"... Yazınızda dediğiniz gibi, her şey ortaya çıksın da kafalar netleşsin...

İşin özü mü? Aytaç Durak mı? Artık bu konuda yazmaya gerek var mı?

11.Haftanın Ardından



İlk ikinin 4 puan gerisindeyiz, haftaya bayız. Bekliyoruz, bileyleniyoruz!

Suların sesini dinle şimdi
Ormanın fısıldayışlarını
Yarılıyor dağların göğsü
Bir aşkı dinlendirmek için
Ve gözlerin uzak yamaçlarda
Aranıp dururken bir şeyleri
Sessiz ve sakin beklemekte
Bekledikçe bileylenen yürek

02 Kasım 2009

Uğruna Suya Yazıldık...





Güneşe Yürüyenlerin Türküsü
mavi lacivert iklimler düşledik adana demirspor'da
genç kuşakların rüzgarları yüreklerimizde
tanrılar düştükçe birer birer
maddesellik oturdu yerlerine
üstelik fosil dediler bize
bilmezler ki paradoksallığın gizeminde aynı yerdeler

biz yenilmez armadanın çocukları
liderimiz muharrem gülergin
önümüzde sıkıca kenetlenmiş ellerimiz
sulardadır türkülerimiz
yürüyorduk güneşe

kimimiz öldük kimimiz sağ
umutlarımızda yalınlığımız
yenilgi kabul etmez azmimizle adana

uğruna suya yazıldık...

BEHÇET KURTİÇ

*Suya Yazılanlar kitabından...

Keçiörengücü 3 - 3 Ankara Demirspor

Yine hüsran...

Lokomotif 3-1 önde götürdüğü karşılaşmadan 3-3'lük beraberlikle ayrıldı.

İlk yarıda goller birbiri ardına geldi. Takımımız 10. ve 20. dakikalarda attığı gollerle 2-0 öne geçti. 22. dakikada Keçiören karambolden bulduğu bir golle durumu 2-1'e getirirken, dakika 28'de bu kez karambolden golü bulan taraf Lokomotif oldu ve durum 3-1'e geldi. 38. dakikada ceza sahamızda yine bir karambol anı vardı ve Keçiören durumu 3-2'ye getirdi.

İlk yarı bu sonuçla biterken, ikinci yarıdaki tek gol 75. dakikada Keçiören'den geldi ve maç bu skorla tamamlandı.

Lokomotif, 8 Kasım Pazar günü Cebeci İnönü Stadyumunda Orhangazispor'la karşılaşacak. Teknik ekibi değişen Lokomotif'te durum şimdilik iç açıcı değil fakat alınacak bir galibiyet en azından alt sıralardan kurtulması yönünde küçük de olsa bir adım olacak.

Demirspor'un Geleceği...

Vertumnus kardeşimiz ne kadar da güzel söylemiş. Artık Adana'da bir ilköğretim okulunda kardeşlerimiz var. Bugün o sıralarda okuyan kardeşlerimiz belki yarın Adana'mızın ve de Demirspor'umuzun önemli yerlere gelmesine katkı koyacaklar. Bu şehri ataletten onlar kurtaracak. Anlatılamayacak bir huzur var içimizde...

Öte yandan Demirsporluluk tribünde öğrenilir. Tribünde o havayı soluyacak kardeşlerimize de ihtiyacımız var. Bugün soluyacakları ve ciğerlerine hapsedecekleri o hava ile yarın yönetecekler bizleri. Dememiz odur ki; elimizde 20 adet kombine var. Bunların yaklaşık 15 tanesi kulübe destek olmak için, herhangi birine özgü olmaksızın alındı. İstiyoruz ki; genç kardeşlerimizle izleyelim maçlarımızı. İstiyoruz ki; kombinemiz bir soluk olsun onlara, Demirsporluluğu soluyalım beraber.

Bunun için tek bir isteğimiz var, futbolcularımız futbol oynasın ve tribünde tepki oluşmasına artık imkan vermesin.

Sahamızda oynayacağımız ilk maç 22 Kasım'da Adıyamanspor ile. Futbolcularımız iyi sonuçlar alırlarsa o maçta kardeşlerimizi ağırlamak isteriz. Bizimle yorum bırakarak veya demirgibiyiz@gmail.com adresine mail atarak iletişime geçebilirsiniz.

Yıkılmaz Armada Yine Kazandı...

Behçet Kurtiç 01 Kasım tarihinde havuza bu kez 50 metre sırt üstü için indi. Tek üzüntümüz bu kez Türkiye Rekoru'nun gelmemesi. Abimiz bu kategoride 40.9 saniyelik derecesi ile birincilik kürsüsünde rezerve ettirdiği yerini aldı.
Tebrik ediyoruz, yalnız Demirsporlu, yalnız (!) Demirsporlu abimizi. İyi ki varsın.

Kongre(n)...

Adana Demirspor kongresi yine yeniden ertelendi. 11 Kasım tarihinde gerçekleştirilmesi planlanıyor.

Allah sonumuzu hayır etsin. Zira Allah'ın hakkı üçtür.

Ne Varsa Gençlerde Var...

Gençlerimiz 4 farklı kulvarda yaptıkları 4 maçın 3'ünü kazanıp birini kaybettiler.

Akademi Ligi 14 yaş altı kategorisinde gençlerimiz deplasmanda Gaziantep Büyükşehir Belediyespor'u 2-0 mağlup etti. Böylece ikinci maçlar sonunda ilk galibiyetini elde etmiş oldu. Puan durumu ise şu şekilde gerçekleşti:
Akademi Ligi 15 yaş altı kategorisinde ise deplasmanda Gaziantep Büyükşehir Belediyespor'a 4-1'lik skorla üstünlük sağladık. Bu ligdeki puan durumu ise şu şekilde:
16 yaş altı takımımız ise Gaziantepspor ile karşılaştı ve karşılaşmayı 2-1 kaybetti. Gençlerimiz şu anda üçüncü sıradalar. Gençlik Geliştirme Ligi'nde mücadele eden 18 yaş altı takımımız ise bu hafta Malatyaspor'u deplasmanda 3-0'lık skorla geçmeyi başardı. Gençlerimiz ilk üç maç sonrasında 2 galibiyet ve 1 beraberlik ile grubunda 2. sırada.

Henüz puan durumunda istenilen yere gelemedik. Ama benden size 15 hafta. Bu sürede lige iyice alışın. Ne de olsa profesyonel takımınız her sene 2 veya 3 defa 5 haftalık mühletler istemektedir. Kamp yapılamaz 5 hafta istenir. Kamp yapılır 5 hafta istenir. 5 hafta sonunda durum kötüdür, hoca değiştirilir, yeni hoca 5 hafta ister. Yeni hoca hemen gelmez, eski futbolculardan biri takımın başına geçer ve 3 ila 5 hafta arasında başarısız olduktan sonra yeni hocanın 5 haftası başlar. Sevgili gençler, siz bu takımın belkemiği olmadıkça nice 15 yıllar geçer ama 5 hafta geçmez. Bu nedenle formanıza yakışır oynayın, bir gün o profesyonel formayı sizler gibi hak edenler taşıyacak sadece.

01 Kasım 2009

Şanlıurfaspor 1 - 1 Adana Demirspor


ŞANLIURFASPOR: 1 - ADANA DEMİRSPOR: 1

Hakemler: Ali Palabıyık xx, Aydın Karsavuran xx, Görkem Konuk xx

Şanlıurfaspor: Armağan xxx, Mehmet xx, İsmail xx, Sabri xxx, Sercan xxx, Murat xxx (Dk. 88 Ercan ?), Metin xx, Adlan xx, Koray xx (Dk. 82 Zafer x), Taylan x (Dk. 75 Salih x), Abdullah xxx

Adana Demirspor: Kaya xxx, Cevat xx, Barış xx, Alper x (Dk. 66 Ahmet x) Cem xxx, Tayfun xx (Dk. 78 Alican x), İlhan xx, Ceyhun xx, Süleyman xxx, Onur xx, Osman x (Dk. 31 Burak xx)

Goller: Dk. 39 Abdullah (Şanlıurfaspor) Dk. 22 Cem (Adana Demirspor)

Sarı kartlar: Dk. 45 İsmail, Dk. 90 Abdullah (Şanlıurfaspor) Dk. 74 Ahmet (Adana Demirspor)

kaynak (ajansspor)

31 Ekim 2009

Demirspor'a Rağmen Demirsporlu Olmak...

Behçet Kurtiç'ten bahsediyorum. Yenilmez Armada'nın son neferlerinden. Bugün Alanya Belediyespor lisansı, Adana Demirspor forma ve atkısı ile geldi havuza. Bir Demirsporlu olarak girdi o havuza. Nasıl bir Demirspor temsil ettiği?

Yenilmez Armada'yı kapatan, tarihe gömen bir Demirspor.
Geçmişini unutmak için gösterdiği çabayı, kazanmak için gösterecek olsa geçmişine ihtiyaç duymayacak bir Demirspor.
Futbol şubesini para değirmeni olarak kullanan ama 100.000 TL yüzme branşına ayırmayan bir Demirspor.
İstikrarsızlık abidesi bir Demirspor.

Böyle bir camiada en fazla ne kadar başarılı olabilirsiniz ki?

TÜRKİYE REKORU KIRARSINIZ. (Behçet Kurtiç 100 ve 200 metre sırt üstünde 1.30.61 ve 3.18.97'lik dereceleri ile rekorları alt üst etti. Fotoğrafları Fırat yakında ekleyecek.)

İnanırsanız, en yok döneminizde varsınızdır. Kulaçlarına sağlık Behçet Abi. Mücadelemize güç veriyorsun.

Bir gün gelecek ve o havuzda Adana Demirspor efsanesi konuşulacak.
Bir gün gelecek, herkes görecek.

Cambaz


Kongre yeterli katılım olmaması nedeniyle 2 Kasım tarihine ertelendi. Tecrübe ile sabit bu kongre de ertelenecek. Mevcut yönetime destek verilmeyerek umutsuzluk ortamı yaratılmaya çalışılıyor. Aynı senaryolar dönüyor. Cambazlar yine ip üstünde oynuyorlar. Bakalım bu sefer karşıya geçebilecekler mi ? Yoksa ipten düşüp gidecekler mi ?

29 Ekim 2009

Gençler Sahne Aldı...

Genç yazarlarımız altyapı ile ilgili yazı yazmamayı tercih edince bunu yazmak da bize düştü. Seve seve yazarım gençlerimizi.

24 Ekim tarihinde Akademi Ligi başladı.

14 yaş altı takımımız ilk maçında sahasında Tarsus İdman Yurdu'na 2-3 kaybetti.
15 yaş altı takımımız ise yine sahamızda Tarsus İdman Yurdu'na 1-2 mağlup oldu.
16 yaş altı takımımız ise sahamızda İskenderun Demirçelikspor'u 3-2 mağlup ederek lige başladı.

Gençlik Geliştirme Ligleri ise 18 Ekim tarihinde başladı. 18 yaş altı takımımız bu ligde mücadele ediyor. İlk maçımızda Gaziantepspor ile deplasmanda 2-2 berabere kalan takımımız ikinci maçında ise İskenderun Demirçelikspor'u 7-0 gibi farklı bir skorla mağlup etti.

Gençlerimizden bu sene 4 şampiyonluk bekliyoruz. Geleceğimiz bir anlayış değişikliği ile sizlere emanet olabilir. Ümidinizi kırmayın, formanızın hakkını verin, sizlere de kapılar açılacak. Yeni sezonumuz hayırlı olsun arkadaşlar.

Bugün 29 Ekim

Dünya'ya inat var olan bir milletin, yeniden yapılandığını o dünyaya haykırdığı tarihtir 29 Ekim 1923. Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun...

Yürüyüş...

Adana Demirspor taraftarları Şimşekler Grubu'nun önderliğinde Cuma günü saat 13.00'da Atatürk Parkı'nda toplanıp, yönetimin devam etmesi için yürüyüş düzenleyecekler.

Takımımızın kurumsallaşması adına daha önceki yönetimlere göre çok daha fazla çaba gösteren mevcut yönetimine kongre öncesinde "Kal" denmesi hedefleniyor.

Koltuk adaylarını duyunca, mevcut yönetimin atılım kudretinin olduğunu düşününce, umarım bu yürüyüş yönetimin geri dönmesi açısından etkili olur.

Şimşekler Grubu açılış sayfasında aşağıdaki resmi kullanmış.

27 Ekim 2009

Bir Yıldız Bilinmeze Kayıyor Mağrur...


Kongremiz yeterli çoğunluk sağlanamaması ve aday çıkmaması sebebi ile ertelendi. Zaten yazmıştık yeterli çoğunluk sağlanamayacak diye. Hiçbir ciddiyeti kalmadı artık bu yapılan işlerin. Yönetime de aday çıkmamış. Çocuk oyuncağı oldu iyice.

Mustafa Tuncel ve Adem Atılgan isimleri kulaktan kulağa dolaşıyor.
5 yediğimiz Bursa'da da bu zihniyet vardı, Konya'da biber gazında da bu zihniyet vardı.Harcanan paralar ortada, borçlar ortada... Yazacak çok şey var, elden gelen bir şey yok.

26 Ekim 2009

Beylerbeyi 3 - 0 Ankara Demirspor

Son haftalarda aldığı sonuçlarla kıpırdanma emareleri gösteren Lokomotif, Beylerbeyi karşısında farklı mağlup oldu.

Karşılaşmanın ilk yarısı daha çok orta saha mücadelesi şeklinde geçti ve iki tarafta birbirine pozisyon vermeyerek ilk yarıyı beraberlikle kapattı. İkinci yarıya daha baskılı başlayan taraf Lokomotif oldu ve pozisyon bulmaya başladı. Fakat, üç maçtır direklere takılan Lokomotif yine aynı kaderi yaşadı ve 0-0 devam eden maçta Kadir'in şutu direğe, ardından da kale çizgisine çarpıp auta çıktı. Beylerbeyi 60. dakikada Onur'la 1-0 öne geçti. Golün ardından oyun disiplininden uzaklaşan Lokomotif, 78. ve 83. dakikalarda üstüste yediği gollerle 3-0 mağlup duruma düştü. Ayrıca karşılaşma 3-0 iken Hakan'ın ceza alanı içinde rakibine yaptığı müdahale ile Beylerbeyi penaltı kazandı. Maçın hakemi Hakan'a kırmızı kart gösterirken, Penaltı atışını kullanan Ali, topu direğe nişanlayınca karşılaşma da bu skorla sona erdi.

Bu sonucun ardından son sıralara gerileyen Lokomotif için durum 'şimdilik' çok vahim değil. Lig tablosuna bakıldığında ikinci sıradaki takımla 6 puanlık bir fark bulunuyor. Üstüste alınacak iki galibiyet Lokomotifi ilk dört sıraya çıkarmaya yetebilir. Önümüzdeki hafta 4. sırada bulunan Keçiörengücü ile karşılaşacak olan Lokomotiften yine galibiyet beklemekten başka şansımız yok. Zira alınacak bir mağlubiyet puan farkının iyice açılmasına neden olacak...

Forza Forza Forza Livorno...


Eski Gırgır dergisinden tanıdığımız, şimdilerde Hürriyet Gazetesinde Pres Bey karakteri ile çizgiye devam eden Latif Demirci'nin 04 Eylül 2009 tarihli karikatürü...

25 Ekim 2009

Kongre


Kongremiz bugün saat 13.00 da Villa Müzikhol'de gerçekleşecek. Büyük olasılıkla katılım yetersizliği ile ertelenecek. Artık ertelenmesine o kadar alışılmış ki haber siteleri yazmıyor bile. Biz yine de hatırlatalım. Hayırlısı ne ise o olsun.

10. Haftanın Ardından

17.12.2008 tarihinden sonra ilk defa deplasmanda galip geldik. Maçı izleme şansımız olmadı; ama skor 4-0 olunca oyun beni ilgilendirmiyor açıkçası.
Haftayı çok karlı kapattık.Rakiplerimizden İskenderun, Tarsus ve Maraş evinde puan kaybetti. Biz ise deplasmanda kazandık.
Arkadaş, 1 yıldır deplasmanda kazanamıyorsun, gidip 4-0 yeniyorsun.Bu nasıl bir dengesizlik. Aklın ve mantığın ermediği, fizik kurallarının ihlal edildiği bir takımız.


Tayfun, Alican ve Burak Denizli gol attı. Tayfun zaten klas oyuncu, orta sahadan yeterli topu aldığı zaman atabilecek kapasitede bir oyuncu. Alican zaten alkış alıyordu hırslı oyunu nedeniyle.Burak kanatları iyi kullanıyor.
Umarım bu sonucu diğer maçlara da yansıtır, seriyi yakalarız.


İlk iki ile puan farkı 4'e düştü.



Haftaya Urfa'ya gidiyoruz. Başımıza taş yağmaz umarım.

Mavi Şimşek bizimle dalga geçiyor...

Gerçekten dalga geçiyor bizim biricik aşkımız... Yüzünü gördüğümüz zamanlar bizi sevdiğini hiç söylemiyor ama daha sonra onu göremediğimiz zamanlarda ise gidip aşkından dağları deliyor...

Günlerdir hatta aylardır deplasman galibiyeti alamadığımızdan bahsediyorduk. Mavi Şimşeğimiz hem deplasman galibiyeti aldı hemde nerdeyse her hafta izleyebildiğimiz bir maçta almadı bu galibiyeti, bizim için şansızlık diyelim... Umarım bu galibiyet çok güzel şeylerin başlangıcı olur. Umarım "Adana"nın çocukları "Adana Demirtspor"umuzuna ihanet etmezler. Umarım herşey çok güzel olur...

Gollerimiz "Dk. 44 Tayfun, Dk. 85 Mustafa Sert (Kendi kalesine), Dk. 87 Alican, Dk. 90+2 Burak" bu şunu gösteriyor çok iyi oynamamışız gibi, son dakikalar Malatya bırakmış. Burada en güzel olan şey ise sanırım Alican ve Burak'ın gol atması. Golü unutmuş golcülerin olunca biraz gol atmaları gerekliliği doğuyor. Herkese iyi pazarlar, saygılar...

Maç Yayını

Malatyaspor- Adana Demirspor karşılaşması için maç yayını olmayacak. Neden olarak Malatyaspor başkanının karşı çıkması gösteriliyor. Bilgilerinize.

Malatyaspor - Adana Demirspor

25 Ekim Pazar Saat 13.30
Malatya İnönü Stadı( Seyircisiz)


İlk ikinin 7 puan gerisindeyiz. Averajımız 0.
En son deplasman galibiyetimiz Behzat Hoca döneminde.

Seri galibiyetlere ihtiyacımız var. Teknik direktör değişikliği neredeyse her takıma yaramıştır. Ben bize yaradığını pek görmedim bugüne kadar.
Deplasmandayız; ama seyircisiz oynuyoruz. Bundan en iyi şekilde faydalanmamız lazım.
Sahada futbol oynamaya çalışan bir takım görmek dileği ile...

24 Ekim 2009

İsveç Ligi'nde Sona doğru

Djurgarden için bugün kritik gündü.Evinde Orgryte'yi ağırlayacaktı.Puan durumu aşağıdaki şekildeydi,Djurgarden son sıradaydı ve kaybederse küme düşmesi kesinleşecekti.Biz olsak zaten maç oynanmadan düşmüştük, alıştık çünkü final maçlarını kaybetmeye.



31. dakikada MAVİ-LACİVERTLİ ekibimiz Patrik Haginge'nin golü ile 1-0 öne geçti.
İlk yarı bu şekilde sona erdi. 54. dk 'da ise deplasman ekibi durumu eşitledi.
56. dk'da golü atan Patrik kırmızı kart gördü.
10 kişi kalmasına rağmen DIF 60. dk'da Hırvoje Miliç'in golü ile tekrar öne geçti.Adetten olsa gerek golü atan kırmızı kart yiyor.Miriç 62. dk'da kırmızı kart gördü.


Yarım saat 9 kişi ile oynamasına rağmen Djurgarden teslim olmadı ve kritik maçta galip gelmesini bildi.




Daha önce de gol sevinçlerini ve mutluluklarını taraftarla paylaşan futbolcuları çok sevdiğimi söylemiştim.




Miliç


Yeni puan durumu ise şu şekilde oldu.

Ligin bitmesine 2 hafta kaldı.
Son iki küme düşüyor. Sondan 3. ise play out oynuyor ve ligde kalmak için mücadele ediyor.
Başarılar Djurgarden...

23 Ekim 2009

Umutlar Tükeniyor...

Yönetimin görevine devam etmesi gerektiğini, mücadeleden yılmamaları gerektiğini söylemiştik. Sebebi, onlarda gelecek adına bir ışık görmemizdendi. Günahlarıyla, sevaplarıyla sırf bu potansiyeli taşımalarından dolayı belki de bugüne kadar kimse için dile getirmemiştik onlara sunduğumuz güveni. Hala da söylüyoruz. Ancak üzücü olan şu ki galiba biz söylüyoruz, biz dinliyoruz.

Durmaz hocanın istifası ile yerine getirilen isimlere baktığımızda hakikaten gelecek adına umutlar tükeniyor.

Biz sizden neler bekledik, siz bize neleri layık görüyorsunuz sayın Bekir Çınar ve yönetim kurulu üyeleri. Küfür gibi bahanelerin ardına sığınılmamalıydı, taraftarlar arasında ayrım yapılmamalıydı, takımımızın futbol oynaması sağlanmalıydı...

Öyle olsaydı, yani sadece futbol bile oynayabilseydik, bugün bunları değil geleceğe yönelik umudumuzu konuşabilecektik.

Yeni hoca ve sportif bilmemne tercihi sonucu görüyoruz ki artık ipler sizin elinizde değil.

Belli ki mücadeleyi bıraktınız. Belli ki Demirspor kısa süre sahip olduğu bağımsız yönetimine elveda demeye hazırlanıyor.

Siz vazgeçseniz de, bir 15 seneye daha mal olsa da biz "Bağımsız Demirspor" demeye devam edeceğiz...

22 Ekim 2009

Ceza



ADANA DEMİRSPOR Kulübünün, 18.10.2009 tarihinde oynanan ADANA DEMİRSPOR - İSKENDERUN D.Ç.SPOR 2. Lig 4. Grup futbol müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu saha olayları nedeniyle takdiren 1 MAÇ SAHA KAPAMA CEZASI ile cezalandırılmasına,

Aynı müsabakada ADANA DEMİRSPOR Kulübü başkanı BEKİR ÇINAR'ın, müsabaka temsilcisine yönelik hakareti nedeniyle takdiren 60 GÜN HAK MAHRUMİYETİ CEZASI ve 15.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,

Aynı müsabakada ADANA DEMİRSPOR Kulübü idarecisi OSMAN ÇETİNKAYA'nın, müsabaka temsilcisine ve futbolculara yönelik hakareti nedeniyle takdiren 90 GÜN HAK MAHRUMİYETİ CEZASI ve 15.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,

Aynı müsabakada ADANA DEMİRSPOR Kulübü sporcusu ONUR GÜNEY'in, taraftarlara yönelik sportmenliğe aykırı hareketi nedeniyle takdiren 1 RESMİ MÜSABAKADAN MEN CEZASI ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.


Ekonomik Savaş... Bi' Şey Yapmalı...

Atatürk Kurtuluş Savaşı'nın kazanılmasından sonra İzmir'de düzenlenen 1. İktisat Kongresi'nde;

"Siyasi zaferler ne kadar büyük olursa olsun, ekonomik zaferlerle taçlandırılmazlarsa kazanılacak başarılar yaşayamaz, az zamanda söner."

demiştir. Bursa Nutku'nda ise;

"Türk genci devrimlerin ve rejimin sahibi ve bekçisidir. Bunların lüzumuna, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır; rejimi ve devrimleri benimsemiştir. Bunları zayıf düşürecek en küçük veya en büyük bir kıpırtı ve bir hareket duydu mu, bu memleketin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adliyesi vardır, demeyecektir. Hemen müdahale edecektir."

demiştir.

İçinde bulunduğumuz bataklık yıllardır bıkmadan usanmadan bizi içine doğru çekmekte ve biz o bataklıkta çırpınmayı dahi seçmemekteyiz. Çırpındıkça daha hızlı batacak olsak da bir Demirsporlu'ya yakışan teslim olarak yok olmak değil, savaşarak yok olmaktır.

Adana Demirspor yönetimleri yıllardır ellerindeki potansiyeli gelire dönüştürme konusunda, daha da kötüsü ellerindeki geliri doğru kullanma konusunda sınıfta kalmışlardır. Ayaklarını yorganına göre uzatmamış, borç yiyen kesesinden yer sözünü çarpıtarak kulübün kesesinden sıkılmadan borç yemişlerdir. Bu devran şehrin de laçkalaşması ile sistem haline gelmiş ve maalesef kulübümüz de bu sistemin oyuncağı durumuna düşmüştür. Lig şampiyonlukları, Yenilmez Armada, birbiri ardına devrilen takımlar ile elde edilen başarılar iktisadi başarılarla taçlandırılamayınca, yavaş yavaş sistem takımımızı kendisine esir etmiş ve Adana Demirspor kulübü bir sit-com'un "şapşal" oyuncusu durumuna düşürülmüştür. Atılan öyle adımlar olmuştur ki; başka takımlarda olsa kahkahaya boğulacağımız durumlar, bizleri kahretmiştir.

Oyuncularımız başka yerlere "hediye" edilmiş, aracılara dünyanın parası yedirilmiş, kulübe alınan malzemeden çalınmış, faturalar şişirilmiş, başka takımlarda parasız başarıyı getirip sonra parasını alan futbolcular bizim takımımıza gelince önce para sonra futbol, demeye başlamış, bunu doğrudan söylemese de hem kapasitesini hem de oynamayışını bir arada göstererek belli odaklara sinyaller göndermiştir. Bunlarla yetinilmemiştir. Her gelen yönetim takımı baştan aşağı ve önemli ölçüde borçlarla yenilemiş düzinelerce her transfer döneminde futbolcu alınmıştır. Mehmet Gökoğlu döneminde 55 tane oyuncu değişikliği altyapı dahil yapılmıştır. Futbolcuya top oynatmaya çalışan ve parayı ikinci plana atan yenilgisiz Behzat Çınar'a -saçma sapan bir gerekçe ile- kıyılmış, Sadi Tekelioğlu harcanmıştır. Abdülkerim Durmaz kulübe gelir gelmez eski hocayı (Behzat Hoca'yı) suçlamış ve hemen içinde bulunduğumuz dönemin sinyalini vermiştir. 20-25 tane savaşan Şimşek transfer edilmelidir. Bunun üzerine 15 tane nal toplayan Şimşek alınmış ve gündemden para konusu düşmemiştir. Şimdi tüm transferlerin yerinde ve doğru olduğunu, Abdülkerim Hoca'ya güvendiğini söyleyen ve Durmuş Ali Çolak'ı getiren yönetimimize sayın Çolak da mesaj yollamaktadır. "Takım çok kaliteli, bazı bölgelerde yığılma varken, bazı bölgelerde alternatif yok." sözleri ile bazı bölgelere transfer istemektedir. Kimse ayağını yorganına göre uzatmamakta, herkes istemektedir. Nasıl, sorusunun cevabı kimsede yoktur.

Çark öyle bir dönmektedir ki; kulübün yaşaması neredeyse kimsenin umurunda olmamaktadır. Kulübe kendi başarılı dönemlerinde kendi keselerinden (!!!) yaptıkları harcamaları fatura ederek iddaa gelirlerine temlik, stat gelirlerine haciz koydurulması sureti ile Adana Demirspor beş parasızlığa itilmiştir. 28 Mayıs gecesinde Adana Demirspor'un büyükleri olduğunu iddia edenler telefonlara çıkmamış, camia rezil edilmiştir. Aynı gelir sahipleri kulübe bir tane forma reklamı vermemiş, kombinelere umulandan çok daha az sahip çıkılmış, projeler baltalanmış, kulüp sisteme daha da çok mahkum edilmiştir.

Artık bıktık!!! DUR DEMENİN ZAMANI GELMİŞTİR! Taraftar bu kentin belediye başkanı, valisi, sanayicisi, tüccarı, bu takımın başkanı, yönetimi, abisi, teknik direktörü var, dememeli ve bir şekilde ÇALIŞMAYA başlamalıdır. Savaşmak için üretme dönemi başlamalıdır. Çirkinlikler artık yüzlere vurulmalıdır. Mevcut düzenden şikayet edip de buna karşı savaşmamayı her kim seçiyorsa, -buna bunu seçen taraftar da yönetim de dahildir.- benim gözümde sisteme hizmet ediyor, demektir.

Sisteme hizmet etmeyenler olarak, çalışmaya başladık. Tespitler ortadadır, üretime katkılarınızı bekliyoruz. Katkılarınızla şekillenecek iş planı zaman içinde gerekli şekilde ilan edilecektir.